AKSARAY ŞİVESİ...
Şive, bir dilin, her yöreye özgü...
Özelliklerini ve yerel motiflerini taşıyan...
Bölgelere ve hatta bazan şehirlere göre farklılıklar ve
Zenginlikler arzeden konuşma tarzıdır, küçük kollarıdır.
Şivelerde, dilbilgisi kuralları aranmadığı,
Ait olduğu yörenin tüm
seslerini, renkliliğini,
Hatta duygularını, sıcaklığını ve sempatisini,
Kısaca tüm özelliklerini barındırdığı için
Çeşitliliği yanında zenginliğiyle de
dikkat çekicidir.
İlimiz Aksaray'ın kendine özgü şivesi olmakla beraber
Ağırlıklı olarak Orta Anadolu şivesinin
Ortak özelliklerini ve pek çok ortak kelimesini
bünyesinde barındırır.
Günlük konuşma dilinde yaygın olarak kullanılan,
Ancak yazım dilinde pek
kullanılmayan kelimeleri, sözleri,
Akıcılığı nedeniyle de caziptir.
Şiveli konuşurken, konuşmanın içeriği yanında
Konuşma tarzı ve şekli bile ilgi çeker.
Hatta bazen konuşma tarzı ve şekli o kadar tatlıdır ki
Konuşmanın içeriğinin de önüne geçer.
Şive farklılığı, dil farklılığı değildir.
Bir dilin, tüm yöreleri, bazen en küçük yerleşim birimlerini dahi
Saran, kucaklayan küçük kollarıdır.
Sabahın erken saatlerinde,
Güllü Bacı ile Fatma Bacı arasında geçen bir konuşmayı,
Şivemize örnek olsun diye sunuyoruz:
-Güllü bacı n'apıyon, nassın, Güllü bacı ne yapıyorsun, nasılsın,
Niyniyon, Ne ediyorsun,
Eyi misin? İyi misin?
-Eyim eyim. İyiyim, iyiyim.
-Zabâleyn n'örüyon, Sabahın bu vaktinde ne yapıyorsun,
Uyku semesi neyannı bööle? Uykulu uykulu hangi tarafa böyle?
-N'örek, Ne yapayım,
Susanın altındaki harıma gidiyom. Asfaltın altındaki tarlaya gidiyorum.
-Hakkattan mı? Hakikaten mi?
-Heeya. Evet.
-Çok ırak deel mi gıı? Çok uzak değil mi kız?
-Aha şuracıkta gıı. İşte, hemen şurada kız.
-Daa garannık ortalık, Ortalık henüz karanlık,
Nidecen orda? Ne yapacaksın orada?
-Domatis sitillerini dikecem. Domates fidelerini dikeceğim.
-Sitilleri nirden aldın? Fideleri nereden aldın?
-Ötüün gomşudan öndüç aldım. Önceki gün komşudan ödünç aldım.
-Gısmır gomşundan mı gıı? Cimri komşundan mı kız?
-Müzümsüz gonuşma gıı, Lüzumsuz konuşma kız,
Gine tebelleş olma gomşuma. Yine sataşma komşuma.
İlâşı, git allâsen, Ele karşı ayıp, git Allahını seversen,
Ööle diyip malamat itme beni. Öyle söyleyip rezil etme beni.
-Bıldırki sitiller tavatırdı le mi? Geçen yılki fideler iyiydi, öyle mi?
-Heeya. Evet.
-Gaç guşâne mat çıktı? Kaç tencere salça çıktı?
-İki güccük guşâne, İki küçük tencere,
Aşşağ yokarı iki batman. Aşağı yukarı 15 kilo.
-Abarıı. Amanııın.
Essahdan mı? Gerçekten mi?
-Essahdan. Gerçekten.
-Iccık bi'şi çıkmış, Azıcık birşey çıkmış,
Gideceesen ığranma, Gideceksen sallanma,
Gımraş, carı git, Kımıldan, çabuk git,
Ellâm horantan yok, le mi? Galiba kocan yok, öyle mi?
-Hee, kapı pece açık, Evet, kapı pencere açık,
Ocaan annacında evi bekliyo. Ocağın yanında evi bekliyor.
-Gendine mukaat ol, e mi? Kendine iyi bak, olur mu?
Çok dineldin, git bâri, Çok ayakta kaldın, gitsen keşke,
Gadan'alıym öğsedim seni, Gözünü sevdiğim, özledim seni,
Carı gel, olma mı? Çabuk gel, olur mu?
Ağşama gonuşuruk. Akşama konuşuruz.
(Sifli sifli sokurdanırken) (Sessiz sessiz homurdanırken)
"Şikirsiz, "Suratsız,
Hem avara idiyo, Hem oyalıyor,
Hemi de carı git diyo." Hem de çabuk git diyor."
Görüldüğü üzere,
Herşeyiyle bizim insanımız kokan,
Toprak kokan, sadelik kokan, samimiyet kokan...
İlimizin, yöremizin şivesi, gerçeğimiz, bize özgü konuşma şekli ...
Bugüne kadar nadir de olsa
Yazılarımıza aldığımız şivemizdeki kelimelere,
Sözlere yine yer vermeye, bize özgü zenginliğimizi
Yeni nesile, gelecek kuşaklarımıza
aktarmaya devam edeceğiz.
Binlerce yıllık geçmişiyle,
Pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış,
İnsanlık tarihinin kavşak noktasındaki kentimizin,
Aksaray'ın tüm tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerini
Ortaya çıkarma konusunda, herkesin üzerine düşen görevleri
Olduğu ve yerine getireceği umudu ve temennisiyle,
Kalın sağlıcakla...